Konya’da direniş 253. haftasında

Sevgili dostlar ve değerli basın mensupları,

Rahmettir yağmurun bir diğer adı… Getirdiği faydalardan dolayı bu şekilde adlandırılır. Verdiği küçük zararlar onun rahmet diye adlandırılmasına mani olmaz. Fakat yağmur sel olur büyük zararlar vermeye başlarsa ondan elde edilen faydalar artık göze görünmez olur. Başlangıçta adı rahmet olan âfet diye nitelendirilir. Çünkü zararı beklenilen faydadan çok büyük olmuştur.

Suriye’deki Esed rejimi israil’e karşı duruşu ve direniş hareketlerine verdiği destekle olumlu bir intiba bırakmıştı. Ona rahmet gözü ile bakmakta normal sayılmıştı. Fakat bugün onun saldırıları tuğyana dönüşmüş yatağından taşmış, büyük bir âfet haline gelmiştir. Baasçı Suriye rejimi kendisi için mazeret olarak ileri sürülebilecek her şeyi yok etmiştir. Onun yaptığı katliamları hiçbir mazeret haklı gösteremez. Baasçı Esed rejiminin halkı için halkının faydasına yapabileceği hiçbir reform kalmamıştır. Bir an önce halkını katletmekten vazgeçerek muhaliflerle görüşmeli ülkesini Nato ve haçlı saldırıları için açık hedef haline getirmekten korumalıdır. Bir an önce yönetimden ayrılmalı halkın adalet taleplerini yerine getirecek bir yönetime ülkeyi teslim etmelidir.

Hem Esed hem de muhalifler içinde bulundukları bu hassas durumu göz önüne alarak emperyalizme karşı direnişin yanında bir yönetim tesisi için çaba sarf etmelidir. Esed ve katilleri bağımsız, adil bir mahkemede yargılanmalıdır.

Suriye halkının mücadelesini destekliyor yanlarında olduğumuzu beyan ediyor. Onları ve tüm direnişçileri emperyalizmin oyunlarına karşı dikkatli olmaya davet ediyoruz.

Ülkemizin gündemi dindar bir nesil yetiştirme üzerinden tartışılıyor. Dindar olmayanlar dinsiz mi? Yetiştirilecek nesil kimin ve neyin dindarı olacak? Başbakan yetiştirilecek bu dindar nesli muhafazakâr demokrat olarak nitelendiriyor. Bu dindar nesil neyi muhafaza edecek? Ve demokratlığının sınırları nereye kadar olacak? Bu demokratlığın içini kim ne ile dolduracak?

Şerefli doğum gününü andığımız kutlu Nebi (a.s) ne kadar muhafazakâr ve ne kadar demokrattı? Bu dindar nesil Efendimizin dindarı olacak ise; ne muhafazakârlık ne de demokratlık onun sıfatı olamaz. Yok başkalarının dindarı olacak ise; bu bize göre dindârlık değil dini darlık olur…

Önemli bir gündemiz de; İskilipli Atıf Hoca neden idam edildi? -Atıf Hoca’nın İslami düşünce ve faaliyetlerinden kimler, neden rahatsız oldular? İskilipli Atıf Hoca gibi bu toprakların değeri ve birikim olan idam edilmiş daha kaç âlim ve insanımız vardır? İstiklal Mahkemeleri misyonunu ve gücünü kim ya da kimlerden alıyordu?

Şehadetinin 86. yıl dönümünde İskilipli Âtıf Hoca’nın, O’nun şahsında İstiklal Mahkemeleri mazlumlarının itibarlarının iadesini ve İstiklal Mahkemeleri sorumlularının yargılanıp sembolik de olsa yargılanıp cezalandırılmalarını talep ediyoruz.

Zalimin ve zulmün olmadığı, mazlumun hakkının çiğnenmediği, kardeşlik, Tevhid ve adalet üzere kurulu yepyeni bir dünyada yaşama umudu ile 254. Hafta’da aynı yer ve saatte buluşmak üzere hepinizi Allah’a emanet ederiz.

KONYAİNANÇ ÖZGÜRLÜKLERİ PLATFORMU

(14.7.2012)

 

Bir cevap yazın