Ankara’nın Kürtlerle sınavı

Suriye’deki gelişmeler Türkiye’yi kritik bir yol ayrımına getirdi. Ya hızlı şekilde Kürt sorununun çözümüne gidilecek ya da hem içeride hem de dışarıda askeri yönteme ağırlık verilip toplumsal ve siyasal açıdan ‘tüketici’ bir sürece girilecek.

ANKARA

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, PKK-PYD’nin dayanışma içinde yanlarına farklı oluşumları almak suretiyle bir adım atmalarına Türkiye’nin müsamaha ile bakması ve seyretmesinin mümkün olmadığını söyledi.

SURİYE

Barzani gözetiminde Erbil’de Kürt Ulusal Meclisi ile PYD arasında imzalanan 7 maddelik birlik anlaşması uyarınca önceki gün Kamışlı’da 10 kişiden oluşan Yüksek Kürt Konseyi kuruldu… Denge Azad’ın dünkü haberine göre Derveş, “Biz Kürtler için siyasi adem-i merkeziyetçilik talep ettik. Bu kendi kaderini tayin hakkı ve bağımsız devlet kurma olarak yorumlanıyor. Suriye Ulusal Konseyi bunları kabul etmiyor” diye konuştu.

KUZEY IRAK

İki Türk savaş uçağı, önceki gece Kandil’de çeşitli bölgeleri bombaladı. PUKmedia’nın dünkü haberine göre bir saat süren bombardımanın ardından sabaha kadar süren yangınlar çıktı.

KDP Politbüro Sekreteri Fazıl Mirani, “PKK ile kardeşiz ama ortak değiliz” dedi. Denge Azad’ın dünkü haberine göre Mirani, “Onlar Irak’tan farklı bir ülkede mücadele ediyorlar. Biz tüm Kürtler ile kardeşiz. Ama her biri bir başka siyasi sistemde yaşıyor. Diğer parçaların işine karışmıyoruz ve onlardan da istiyoruz ki bizim işlerimize karışmasınlar” dedi.

PKK

KCK dün yaptığı açıklama ile Türkiye’nin Suriye’deki Kürt oluşumuna müdahale etmesi halinde tüm Kürtlerin Türk devletine karşı her yerde harekete geçeceğini duyurdu. PKK’nın askeri kanadı HPG, Şemdinli’de güvenlik güçleriyle 24 Temmuz’da başlayan çatışmaların devam ettiğini ve 4 stratejik tepenin kontrolleri altında olduğunu ileri sürdü. Fırat Haber Ajansı’na göre PKK çatışmalarda ölen 4 üyesinin isimlerini açıkladı.

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

26 Temmuz itibariyle;

A-Ankara’nın

1-Yüksek perdeden açıklamalara rağmen, Suriye’ye doğrudan müdahaleden ziyade muhalifleri Kürt oluşumuna karşı tavır almaya teşvik edeceği ve bu yönde destekleyeceği diğer bir ifadeyle mülteci kamplarını bir tür ‘karşı’ faaliyet üsleri haline getirebileceği

2- Erbil’e Suriyeli Kürtler arasında oluşturduğu ittifakı bozması için baskı yapmaya hazırlandığı

B-Erbil’in

1-Ortadoğu’nun Kürtler açısından tarihi günlerden geçtiğinin farkında olduğu dolayısıyla Suriyeli Kürtler arasında oluşturduğu ittifakı desteklemeye devam edeceği

2- ExxonMobil’den sonra Chevron ile imzaladığı petrol anlaşmaları da göz önüne alındığında güvenliğinin ABD’nin ‘garantisi’nde olduğu dolayısıyla yapılacak baskılara karşı elinin güçlü olduğu

C-PKK’nın

1- Güvenlik güçlerine karşı saldırılarını arttırmakla kalmayıp, nitelik olarak üst düzeye çıkardığı

2- Alan hâkimiyeti tesis etmeyi hedeflediği

D-Suriyeli Kürtlerin

1- Suriye’de kendilerinin başkenti olarak gördükleri Kamışlı’da yönetimi almalarının an meselesi olduğu

2- Suriye’nin birliğini savunarak uluslararası meşruiyeti korumaya özen gösterdikleri, dolayısıyla dış müdahale zeminini ortadan kaldırmak istedikleri fark ediliyor.

Hiç kuşkusuz tarihin hızlandığı bir süreç yaşanıyor. 2 Ocak tarihli “Kürt sorunu bölgeselleşiyor” başlıklı Kuzey Irak Güncesi’nde de işaret edildiği gibi Kürt sorunu ve PKK konusunda parametreler değişti. Ankara ya hızlı şekilde Kürt sorununu çözmeye yönelecek ve çevre Kürt oluşumlarla ‘uyumlu’ yaşayacak ya da hem içeride hem dışarıda askeri yönteme ağırlık verip toplumsal ve siyasal açıdan ‘tüketici’ bir sürece girecek.

CEVDET AŞKIN

TAMAMI İÇİN RADİKAL

 

 

Bir cevap yazın