Şemdinli için dört yanlış varsayım

Şemdinli’de yaklaşık 2 haftadır devam eden ve sürekli çatışma ve ölüm haberlerinin geldiği olaylar, son saldırılardan sonra medyada daha sık tartışılırken, gazeteci Ruşen Çakır, gündeme getirilen bazı değerlendirmelerde sık yapıldığını düşündüğü dört yanlışı yazdı.

PKK ne yapmak istiyor?

Medyada PKK’nın Şemdinli’de ne yapmak istediği hakkında çok sayıda ve bazıları birbirine taban tabana zıt yorum ve analiz var. Olayları büyük ölçüde “askeri” ve “stratejik” açılardan tahlil etmeye çalışan bu yazı ve konuşmalarda genellikle dört yanlışın tekrarlandığını görüyorum:

1) PKK’nın son hamlelerinin “Arap baharı” ile ve son olarak Suriye’de yaşananlarla ilgisi ve benzerliği fazlasıyla abartılıyor;

2) PKK’nın Şemdinli stratejisinin kaybetmeye mahkum olduğu önkabulünden yola çıkılıyor;

3) PKK’nın bu stratejiye sürüklenmediği, tam tersine uzun bir süredir üzerinde çalışmakta olduğu unutuluyor veya ihmal ediliyor;

4) PKK’nın Şemdinli’den sonra nerede ne yapacağı/yapabileceği üzerine fazla kafa yorulmuyor.

Bu üç noktanın dışında daha temel bir yanlış yapılıyor: PKK’nın başını çektiği Kürt siyasi hareketi sadece eli silahlı militanlardan oluşmuyor. Dolayısıyla üzerinde en çok düşünmemiz gereken ve şu ana kadar pek üzerinde durulmayan nokta, Şemdinli’de hayata geçirilmek istenen yeni stratejinin “sivil” ayaklarının ne olacağı, olabileceğidir.

PKK’nın Şemdinli’de çok kritik bir hamle yaptığını ve bunun doğru okunmamasının bedelinin çok ağır olabileceğini düşünüyorum. Bu gidişle, şimdilik “Arap baharı” ve Suriye ile kıyaslama yapmak abes kaçabilir ancak yakın bir zamanda bir mecburiyet halini alabilir.

Vatan

 

 

Bir cevap yazın