Dink cinayeti gerçekten aydınlansın!

“Adalet Talebimiz Var “ İnisiyatifi, Hrant Dink cinayeti ve dava sürecini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüştü. Bir saat kadar süren toplantıda Hrant Dink davasının geldiği son nokta hakkında değerlendirmeler yapıldı.

Öncelikle inisiyatif sözcüsü Ömer Faruk Gergerlioğlu söz aldı. Üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen cinayetin derin faillerine ulaşılamadığını, bu cinayetin Türkiye demokrasisine ağır bir darbe vurmak isteyen sürecin parçalarından biri olduğunu vurgulayarak “Cinayet sonrası siyasi makamların tepkisi ve hazırlanan raporlarla adil bir sonuç için ümitlenirken dava sonucu tam bir hayal kırıklığı oldu. Başbakanlık teftiş kurulu, Meclis Hrant Dink Cinayeti Araştırma Komisyonu, AİHM’in eksik soruşturma ile Türkiye’yi mahkum edici raporlarının tümünde kamu görevlilerinin soruşturulması istenirken bir tek Trabzon il jandarma komutanlığının sadece görevi ihmal suçundan yargılanması ve göstermelik cezalar ne kadar eksik ve yetersiz bir soruşturma yapıldığını göstermektedir. 02-02- 2012 tarihinde çok titiz bir çalışmanın ürünü olarak hazırlanan Cumhurbaşkanlığı DDK raporu ile de davanın kamu görevlilerini soruşturmadığını TCK 37.38. 39 ve 83. Maddelerince davanın tekrar soruşturulması istendi. Dava sonucunda çıkan sonucu kabullenmeyen Müslüman aydınlar olarak bir imza metnini kamuoyuna açıklayarak adaletsiz sonucu kabullenmeyeceğimizi belirttik. Yeni bir soruşturma başlatılması bu talihsiz gidişatı tersine çevirerek Türkiye’nin aydınlığa kavuşmasına büyük katkısı olacaktır” dedi. Başbakanlığa ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan DDK raporunun üzerinden 6 ay geçmesine rağmen yeni bir soruşturma açılmamasına anlam vermeninse çok zor olduğunu sözlerine ekledi.

Ardından Hilâl Kaplan, Türkiye’de misyonerlik tehlikesi adı altında bir proje çalışması yapıldığını ve Hrant Dink’in de bu süreç dahilinde hedef haline getirildiğini belirtti. Malatya Zirve Yayınevi davasının son şekillenen iddianamesinin gayrimüslimlere yönelik cinayetler organize eden derin kliğin ifşa edilmesi noktasında örnek teşkil edebilecek nitelikte olduğuna dikkat çekti. Dink cinayeti aydınlatılmadıkça ve sorumlular cezalandırılmadıkça er Sevag Balıkçı cinayetinde olduğu gibi yeni nefret suçlarına da kapı aralandığı tehlikesinden bahsetti. Ayrıca 1915’in 100. yılı olan 2015’e giden süreçte Hrant Dink davasını adil bir sonuca ulaştıramayan Türkiye’nin sırtında büyük bir yük olacağını hatırlattı.

Cemal Uşşak ise Hrant Dink’i yakinen tanıdığını belirterek çok değerli bir aydın olduğunu belirtti. Davanın adil bir sonuca ulaşması için Müslüman aydınların girişiminin çok önemli olduğunu vurguladı. Cemal Uşşak ayrıca Sayın Cumhurbaşkanına; Hrant Dink’in adının Türk-Ermeni iliskilerinde bir dostluk sembolü olarak yaşatılmasına dönük olarak , adıyla anılan Vakfın projeleri hakkında bilgi verdi ve destek taleb etti.

Yıldız Ramazanoğlu da Doğu konferansı çalışmalarında uzun süre birlikte çalıştıkları Hrant Dink’in çok içten bir kişiliğe sahip, sorunların üstesinden gelmeyi başarabilen nadir kişilerden olduğunu vurguladı. Hrant Dink’in bu toprakların bağrından ayrılamayacak bir Anadolu çocuğu olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül konuklarını dinledikten sonra söz aldı. Dışişleri Bakanıyken yurt dışındaki Müslümanların durumunu yakından takip ettiği için Türkiye’deki azınlıkları çok iyi anladığını, empati yaptığını belirtti. DDK raporunda ortaya çıkan sonuca göre Hrant Dink’in göz göre göre öldürüldüğünü belirterek buna çok üzüldüğünü ifade etti. DDK raporunun hazırlanması ve ilgili birimlere iletilmesi ile iletilen makamların gerekli araştırmaları yapmakla, raporun ifade ettiği eksiklikleri giderecek yasalar, talimatlar oluşturmakla görevli olduğuna değindi. “Cumhurbaşkanlığının hazırlattığı raporlar rafta kalmaz” diyerek dava ile ilgili raporun gereği yapılmamışsa bunun takibini mutlaka yapacaklarının sözünü verdi.

“Adalet talebimiz var” İnisiyatifi köşkün çıkışında gazetecilerin sorularını cevapladı ve sorulara cevap verdiler.

Bir cevap yazın