Clinton’ın Türkiye’deki gizemli görevi

Hillary Clinton’ın ve Ahmet Davutoğlu ile görüşmesi hakkında sızan bilgiler oldukça az.

Ziyaretin yalnızca Halep çatışmalarından sonra Suriye’deki silahlı muhalefeti desteklemek için güvenlik koordinasyonu sağlanması gayesiyle gerçekleştirildiği yönündeki aleni açıklamalar mevcut. Rejimin, tüm bu süre boyunca direnmesinin ve Halep’te kazançlar elde etmesinin her iki tarafta da -Türk ve Amerikan- hayal kırıklığına neden olduğu ise gizlenemez.

Amerika’nın Suriye’ye yönelik stratejisi, Suriye rejiminin nasıl tüketileceğine ve rejimin düşürülmesinin hızlandırılmasına odaklanmaktadır. Ancak bu strateji Suriye’de 18 aydır; devrimin barışçıl olarak başlayıp silahlı bir devrime dönüşerek devam etmekte olduğu süre zarfı boyunca tüm meyvelerini verememiştir.

Türkler Kürt faktöründen korkuyor. Amerikalı yetkililer ise Suriye sahnesinde varolduğunu vurguladığı silahlı cihadi gruplardan korkuyor. Bu iki korku arasında Suriye’de durumlar daha da kötüye gidiyor.

Son haftalarda görülen askeri ve sivil düzeydeki kopmalar (rejimden ayrılmalar) hiç şüphesiz rejimi zayıflattı. Ancak bitirmedi. Gözlemciler şu anda, rejimin düşmesinden sonraki döneme ilişkin Suriye’nin geleceğinden bahsetmek için daha erken olduğu yönünde neredeyse hemfikir. Çünkü bu düşüş yakın gözükmüyor…

Bayan Clinton, Suriye krizinde tehlikeli bir adım atmaya kalkabilir. Yani Suriyeli muhalif güçlerine modern uçaksavarlar, füze ve makineli tüfek bataryası temin edebilir. Clinton’ın İstanbul’u ziyaretinin ana eksenini oluşturan konunun bu olması ihtimali hiç uzak değil…

Suriye krizi, önümüzdeki haftalarda yeni bir tırmanış aşamasına girecek.

Ancak bu tırmanışın, Amerika’nın zayıf noktasının farkında olan ve bu yönetimle (ABD yönetimi) beraber müttefiklerinin sıkıntılarının uzaması üzerine oynayan Anti-Amerikan merkezin varlığı gölgesinde Amerika ve müttefiklerinin lehine sonuçlar getireceğinin bir garantisi yok.

Abdulbari Atwan

Tamamı için Timetürk

 

 

 

Bir cevap yazın