Hükümetin Kürt açılımı: Roboskî mezarlığı

Mazlumder, TSK’ya ait F-16 uçakları ile Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Ortasu (Roboskî) Köyü’nde 19’u çocuk 34 Kürdün bombalanarak katledilmesinin ardından 2 Haziran günü Konur Sokak’ta açtığı Roboskî’ye Adalet standının son nöbetini tuttu. Nöbet, Diyarbakır’da devam edecek.

82 gündür açık tutulan Roboskî’ye Adalet standının son nöbetinde, katliamda yaşamını yitirenler için temsili mezarlar yapıldı, güller konuldu.

Mazlumder’in son adalet nöbetinde yaptığı etkinlik kapsamında ağıtlar dinletti, katliamda yaşamını yitiren 34 kişini hikayeleri anlatılarak şiirler okundu. Reha Ruhavioğlu’nun yazdığı, Irak Sınırında Olay Yoklaması adlı metin Roboskî’ye uyarlanarak yoklama yapıldı.

AKP Hükümeti’nin Kürt açılımının Roboskî mezarlığı olduğuna işaret eden Mazlumder GYK Üyesi Genel Koordinatörü Nurcan Aktay yaptığı açıklamada, Roboskî katliamının 242’inci gününde Adalet standını Diyarbakır’a taşıyacaklarını duyurdu.

Roboskî’ye Adalet standın da 82 gün boyunca Roboskî’ye ilişkin sözü olan akademisyen, yazar, şair, sanatçı, siyasetçi gibi toplumun her kesiminden insanlarla söyleşiler ve etkinlikler yaptıklarını hatırlatan Aktay, böylelikle herkesin gözü önünde yapılan Roboskî katliamına ilişkin adalet arayışlarını sokağa taşıdıklarını söyledi.

Katliamın üzerinden 8 ay geçmesine rağmen sorumluların açığa çıkarılması noktasında bir adım atılmadığının altını çizen Aktay, Roboskî’li ailelerin randevu taleplerinin dahi Cumhurbaşkanı tarafından yanıtlanmadığını belirtti.

Bu devletin bütün yetkililerinin adeta ağız birliği etmişçesine konuya ilişkin kör, sağır ve dilsizliğinin açıklamasının mümkün olmadığını vurgulayan Aktay, “Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan; haksızlığa karşı susanlar dilsiz şeytanlar değil miydiler? Bir masumun haksızca katledilmesi, bütün insanlığın katledilmesi demek değil miydi? 242. gün önce 34 sivil insan, bu devlete ait savaş uçaklarınca bombalanarak katledildiler” diye konuştu.

Aradan geçen 8 aya rağmen, katledilenlerin yakınlarının acıları hala taze iken, katliamın failleri ilk bayramlarını kutladığına dikkat çeken Aktay Başbakan Tayyip Erdoğan’a şöyle seslendi: “Bu ülke, katillerin bayram yaptığı bir ülke mi oldu Sayın Başbakan? 2011’in 28 Aralık gecesinde atılan bombalar adaleti mi parçaladı? Bir devlet, kendi imkânları kullanılarak gerçekleştirilmiş bir katliamın faillerini bulamaz ise sorumluluğunu üzerine almış olmaz mı? Adaletin egemen olduğu ülkelerde çocuklar, devlete ait bombalarla katledilebilir mi? Çocukların, devletin bombalarıyla katledildiği bir ülkede kimse güvende olabilir mi? Kimsenin güvende olmadığı bir ülkede devletin meşruiyeti sorgulanmaz mı?”

Roboskî’ye adalet gelene kadar katliamı gündemlerinden düşürmeyeceklerini belirten Aktay, “Roboskî katliamının faillerinin meçhule karışmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

Antep’teki bombalı saldırıya da değinen Aktay, saldırıyı kınayarak aynı duyarlılığın Roboskî içinde gösterilmesini istedi. Aktay, Antep’te yaşamını yitirenler için 9 günlük nöbet başlayacaklarını sözlerine ekledi.

İlkehaber

 

 

Bir cevap yazın