İslami STK’lar Kürt sorunu için toplandı

Doğu-Batı Kardeşlik Platformunun yaklaşık üç yıldır sürdürdüğü Kardeşlik buluşmalarının son ayağı olan İstanbul Buluşması’na Anadolu’nun dört bir yanından STK temsilcileri katıldı.

“Kürt Sorunu”nu adalet, özgürlük ve kardeşlik temelinde müzakere etmek ve çözüme yönelik ortak bir dil geliştirmek üzere İslami duyarlılık sahibi sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirmeyi hedefleyen ve daha önce bu amaçla Bursa, Diyarbakır ve Ankara Buluşmalarını gerçekleştiren “Doğu- Batı Kardeşlik Platformu 7-8-8 Eylül tarihlerinde İstanbul’da toplandı.

İHH genel merkez binasında üç gün boyunca bir araya gelen İslami STK temsilcileri “Kürt Sorununun Çözümünde Söylenecek sözümüz var” diyerek, 5 ayrı oturumda görüşlerini paylaştılar.  1. oturumda Platformun amacı, yapısı ve bugüne değin yaptığı çalışmaları değerlendirildi. 2. Oturumda ise Kürt Sorununda gelinen sürecin Müslüman camia açısından anlamı, sorunun çözümünde muhataplar ve engeller tartışıldı. 3. oturumda da kısa, orta ve uzun vadede sürdürülebilir model ve stratejilerin müzakere edildi. İstanbul Buluşmasının 4. oturumunda hedef, model ve yöntem çerçevesinde platformun yeniden yapılandırılması konusu masaya yatırıldı. Üç günlük oturumlar, Fatih Saraçhane Parkı’nda yapılan ortak deklarasyon ile son buldu.

Buluşmada, Platform Sözcüsü Hasan Ünal yaptığı açılış konuşmasında Kürt Sorunu için Müslümanların söyleyecek sözü olması gerektiğini ifade ederek, “Sorun Müslüman toplumun inandığı ilkeler doğrultusunda tüm taraflardan bağımsız olarak kendi çözüm paketini topluma sunamaması ve bu yönde bir inisiyatif geliştirememesidir. Şüphesiz bu da bizi edilgen bir konuma sürüklemekte ve sürekli farklı kulvarlara savrulmamıza neden olmaktadır. Herhalde bizim sorunu üreten ve çözemez dediğimiz sistemle aynı kafa yapısına sahip şiddet ve ötekileştirmeye dayalı zorba yapıların sahnede sergiledikleri oyunun etkisi altında kalmadan doğusuyla batısıyla yani yekpare bir ümmet olarak İslam ve adalet eksenli bir perspektifle toplumu ve bu mevcut yapıları değiştirip dönüştürmemiz gerekir. Yani bu ve benzeri zeminlerde mutlak surette kendi yol haritamızı inşa etmeliyiz.” dedi.

Platform Haber

 

 

Bir cevap yazın