Emperyalist provokasyona İstanbul’da tepki

İslam dünyasında büyük infiale yol açan Hz. Peygamber’e hakaret içerikli film İstanbul’da protesto edildi.

Kardeşlik ve Dayanışma Platformu’nun çağrısıyla ikindi namazında Fatih Camii’nde buluşan Müslümanlar, Saraçhane Parkı’na bir yürüyüş gerçekleştirerek ve İslami değerlere yapılan bu saldırıyı telin ettiler.

Fatih Camii’nden kortej halinde Saraçhane parkına doğru yürüyüşe geçen Müslümanlar yoğun katılımdan dolayı Saraçhane parkına sığmayıp çevre alana yerleşerek programı takip edebildiler.

Sıkça Tekbirlerin getirildiği programda, “Peygambere uzanan eller kırılır”, “Kahrolsun Amerikan emperyalizmi”, “Muhammed canımız feda olsun kanımız”, “Katil ABD Ortadoğu’dan defol”, “Peygamberin yolunu sürdüreceğiz”, “Muhammed Ümmeti, kabul etmez zilleti”, “İnsanlığın umudu Kur’an’ın yolu” sloganları atıldı. Kardeşlik Ve Dayanışma Platformu’nun organize ettiği, basın açıklamasına Özgürder, İmkander ve Peygamber Sevdalıları Platformu gönüllülerinin iştirak ederek destek verdikleri görüldü.

Sunumunu Kalem-Der’den Asım Şensaltık’ın gerçekleştirdiği program Şensaltık’ın Kur’an’ı Kerim’den ayetler okumasıyla başladı.

Daha sonra eylemde ilk konuşmayı yapan Yazar Hamza Er, Müslümanlar olarak birlik olma, caydırıcı güç olma yeteneğini kaybettiğimiz günden beri Kur’an, Peygamberimiz ve İslami kimliğimize yönelik hakaretlere şahit olmaktayız diyerek sözlerine başladı. Dünyanın her yerinde birkaç ruh hastasının ürettiği her tahrik ve provokasyona cevap verme telaşıyla tabii ki davranamayacağımızı belirten Er, bu figüran ellerin hakaretinin arkasındaki zihniyeti, küstah medeniyeti mahkûm etmenin asıl amaç olduğunu ifade etti.

Er’den sonra söz alan İLKAV Başkanı Mehmet Pamak, son İslam Peygamber’ine hakaret ederek Müslümanları provoke etmek amaçlı olarak çekilip piyasaya sürülmüş son filmi çekenlerinden daha çok, buna zemin hazırlayan, önünü açan, koruyan Batı zihniyetinin hedef alınması gerektiğini söyleyerek sözlerine başladı.

Batılı emperyalist devletlerin, ABD, AB ve katil orduları NATO’nun İslam’ı tehdit ve düşman ilan ederek, İslam coğrafyasında işgal, sömürü ve katliam planlarını uyguladıklarını ifade eden Mehmet Pamak sözlerine şöyle devam etti:

“ABD, AB ve Nato, komünist sistemin çöküşünü müteakip, daha önce var olup da, komünizme karşı “Yeşil Kuşak” desteği sağlamak için geri plana çektikleri düşmanlığı tekrar öne çıkarıp, Haçlı kinini güncelleştirip, İslam’ı ve Müslümanları tehdit ve düşman ilan ettiler. Bir yandan liberal kapitalist sistemin zaferini ve “Tarihin sonunu” ilan ederken, diğer yandan da “Medeniyetler Arası savaş” tahrikleriyle İslam’ı ve Müslümanları hedef gösterdiler. Ardından “İslam radikal ve Ilımlı versiyonlarıyla önce kendi içinde savaşacak” yönlendirmeleriyle, Müslüman halkları mezhep kışkırtıcılığı yaparak, ılımlı ve radikal diye bölüp tahrik ederek kendi içinde çatıştırmaya çalışıyorlar. Bunun için, İslam coğrafyasında “Medeniyetler ittifakı” ve “Dinler Arası Diyalog” yalanlarıyla yandaşlar edinerek, sürekli provokasyonlar ve yönlendirici çalışmalar yapıyorlar. Bütün bunlarla, bölgemizi kaos içinde tutarak, istedikleri gibi oynamaya ve çıkarları istikametinde yönlendirmeye çalışıyorlar.

İslam’a ve Müslümanlara yönelik hakaret, aşağılama ve tahrikler, Selman Rüşdi vb.lerinin öne sürülmesi, Danimarka’da Peygamberimize (s) hakaret karikatürlerinin yayınlanması, Amerika’da Kur’an yakma eylemleri gerçekleştirilmesi ve en son olarak da bu film alçaklığının gündemleştirilmesi dahil, Batı’da İslam’a ve Müslümanlara hakaret etme, kötüleme, düşmanlaştırıp hedef göstermeye dair tüm çabaların arkasında işte bu İslam’a yönelik küresel düşmanlık ve projelerin yer aldığı bilinmeli, tepkiler de bu çapta ve nitelikli bir biçimde ortaya konmalıdır.”

Mehmet Pamak “Madem bizi provoke etmek, tahrik etmek için Peygamberimize hakaret ediyorlar o halde oyuna gelip tahrik olmayalım, istedikleri gibi alçaklık etsinler, hakaret etsinler mi diyeceğiz. Ama bir yandan bu alçaklara hak ettikleri cevabı tepkiyi verirken, bir yandan da onların oyun ve projelerini boşa çıkaracak, parçalayıp atacak esas işlerimizde ciddi çalışmalar yapmalıyız. Zalimlerin, müstekbirlerin, İslam düşmanlarının, dünyayı böyle boş bulamayacakları İslami bir inkılabı yaşayıp yaşatarak güçlü bir İslami otoriteyi ortaya çıkarmak, Müslümanların vahdetiyle ümmeti vahiy ekseninde yeniden inşa etmek üzere sorumluluklarımızı kuşanmalıyız.”

Tertip edilen eylem, Hay-Der yönetiminden Yunus Emre Aksu’nun Kardeşlik ve Dayanışma Platformu adına hazırlanan basın açıklamasını okumasının ardından “Peygamber Sevdalıları Platformu’ndan Cemal Çınar’ın yaptığı duayla sona erdi.

İslam ve Hayat

 

 

 

Bir cevap yazın