Sakarya’dan Gazze dayanışması

Sakarya Adalet Girişimi tarafından her hafta Cumartesi günü düzenlenen basın açıklamasının bu haftaki konusu “Gazze ile Dayanışma” oldu.

“DİRENİŞ KAZANACAKTIR!” başlıklı basın açıklamasının öncesinde AKM önünde bir araya gelen kalabalık grup, okudukları marşla zalimlere karşı mücadelede Gazze halkıyla aynı safta olduklarını haykırdılar.

“Özgür Kudüs, İsrail’siz Bir Dünya”, Filistin’de Direniş Kazanacak”, “Her Yer Gazze, Hepimiz Filistinliyiz” pankartlarının taşındığı açıklama boyunca, “Uyan Diren Özgürleş”, Ümmetiz, Kardeşiz, Kazanacağız”, “Yaşasın Gazze Direnişimiz”, “Kahrolsun İsrail”, “ Vur vur Hamas vur; İsrail’i, Vur” sloganları atıldı ve sık sık tekbir getirildi.

Eylem İsrail bayrağının yakılması ile son buldu.

Özgür Kudüs’e ve Mescid-i Aksa’nın özgürlüğüne giden yolun direniş ekseninin diri ve ayakta tutulmasından geçtiği belirtilen açıklamada direniş ekseninin Müslümanlar açısından ne ifade ettiği şu cümlelerle dile getirildi: “Direniş ekseni; İslam coğrafyasını siyasal, ekonomik, kültürel ve sosyal olarak kontrol altına almak isteyen Amerikan emperyalizmi ve onun Ortadoğu’daki ileri karakolu olan İsrail’e karşı zaferin sadece direniş ile olacağına inananların oluşturduğu cephedir. Direniş cephesi Hamas, İslami Cihad, Hizbullah gibi örgütlerin içinde yer aldığı cephedir. Bu cephe tüm imkansızlıklarına rağmen emperyalizmin planları ile değil Müslümanların iradeleri ve mücadeleleri ile sonuç alınacağına inanan bir zihniyeti temsil eder.”

 

 

 

Müslümanlar nezdinde Gazze özelinde Hamas üzerinden süren savaşın yalnızca Hamas ile Siyonist rejim arasında devam eden bir savaş olmadığı, aksine küresel güçlerle tüm İslam Ümmeti arasında süren bir savaş olduğu belirtildi. Bu savaşta çok farklı sorumluluk alanlarının olduğu hatırlatılan açıklamada Amerika, İsrail ve müttefiklerinin mallarının boykot edilmesi hususunun önemli bir sorumluluk olduğu vurgulandı.

 Basın açıklamasının tam metni:

DİRENİŞ KAZANACAKTIR!

Siyonist İsrail 3 gündür Gazze’yi bombalamaya devam ediyor. Hamas’ın askeri kanadı İzzettin El-Kassam Tugaylarının komutanlarından Ahmet el-Caberi atılan roket ile şehit edildi. Şehit edilenler arasında çocuklar da var.

Siyonist İsrail her zaman olduğu gibi pervasızca hareket etmeye devam ediyor. Bu pervasızlık köşeye sıkışmanın ve son çırpınışların işaretlerini veriyor.

Evet, İsrail sona doğru yaklaşmanın hezeyanı içindedir. Dökülen kanların bereketiyle direniş daha bir yeşermekte, özgür Filistin’e giden yol daha bir kısalmaktadır.

Eğer dünya Müslümanları direniş eksenini diri tutabilirlerse, Allah’ın izniyle kutsal beldemiz Kudüs ve kutsal mescidimiz Mescidi Aksa’nın özgürlüğü yakındır.

Nedir direniş ekseni? Direniş ekseni; İslam coğrafyasını siyasal, ekonomik, kültürel ve sosyal olarak kontrol altına almak isteyen Amerikan emperyalizmi ve onun Ortadoğu’daki ileri karakolu olan İsrail’e karşı zaferin sadece direniş ile olacağına inananların oluşturduğu cephedir. Direniş cephesi Hamas, İslami Cihad, Hizbullah gibi örgütlerin içinde yer aldığı cephedir. Bu cephe tüm imkansızlıklarına rağmen emperyalizmin planları ile değil Müslümanların iradeleri ve mücadeleleri ile sonuç alınacağına inanan bir zihniyeti temsil eder.

Direniş cephesi; İslam coğrafyasının küresel güçler tarafından sömürgeleştirilmesine karşı tevhid ve adalet ekseninde verilen mücadelenin adıdır.

Bu cephe; Amerika, İsrail ve Avrupalı müttefiklerini yeryüzünü fesada boğmak için çalışan şeytani güçler olarak görür ve bu güçleri etkisiz kılmayı temel hedef olarak tanımlar. Şer güçlerin içinde olduğu hiçbir planda, organizasyonda veya uygulamada yer almamayı şiar edinmiştir.

Direniş ekseni tüm ümmetin vahdetini hedefler. Bir takım mezhebi, meşrebi, kavmi tutuculuklara karşı durarak ümmet bilinciyle hareket etmeyi temel ilke olarak belirlemiştir.

Evet, bugün Gazze’de süren savaş sadece Siyonist İsrail ile Hamas arasındaki bir savaş değildir. Bu savaş küresel güçlerle tüm İslam ümmeti arasındaki bir savaştır. Küresel emperyalizm Siyonist İsrail üzerinden İslam coğrafyasına istediği dizaynı vermeye ve özellikle de direniş eksenini kırmaya çalışıyor.

Daha birkaç hafta önce İsrail savaş uçakları Sudan’daki bir silah fabrikasını bombaladılar. Bu fabrika İran tarafından inşa edilmişti ve Gazze’ye silah sevkiyatında kritik bir mevzi idi. Bu fabrikanın bombalanması hadisesi medyada hemen hemen hiç yer almadı. Adeta olay gözlerden kaçırıldı. Gazze’ye silah sevkiyatına engel olmak için gerçekleştirilen bu operasyon bir terör devleti olan İsrail’in 3 gündür Gazze’ye karşı yürüttüğü şu anki operasyonun habercisi idi adeta…

Katar, Suudi Arabistan, Ürdün gibi Amerika’nın İslam coğrafyasındaki karakolları durumunda olan ülkelerden Gazze ile ilgili gelen açıklamalar çok cılız…

Hatırlanacağı üzere 2008’de Gazze’de 1500 kişinin katledildiği savaşta da bu Amerikan uydusu devletler tek bir kınama mesajı dahi yayınlamamışlardı. Hatta “Hamas ettiğini buluyor” mealinde imalarda bulunmuşlardı.

Şimdiye kadarki ihanetleri tescillenmiş olmasına rağmen Katar emirinin geçtiğimiz haftalardaki Gazze ziyareti tam utanmazlık örneği idi. Amerikan planını Gazze yönetimine dikte ettirmeye yönelik bu ziyaret de yeterince Türk medyasında ve Türk halkı arasında yankı bulmadı.

Ak Parti hükümetine gelince… ‘One Minute’ dan bu yana İsrail-Türkiye ilişkilerine bir göz atalım isterseniz… Diplomatik ilişkiler devam ediyor. Ankara’da İsrail büyükelçiliği açık… İsrail ile ekonomik ve askeri ilişkiler tam gazla sürdürülüyor. Mavi Marmara ile ilgili uluslar arası mahkemede açılan dava Amerika’nın isteği üzerine geri çekildi. Tüm bu problemli duruşa karşın İsrail ile ilişkilerin normalleşmesi için ortaya konulan 3 şart… Bu çelişkili duruşu anlamak mümkün değil… Eğer İsrail terör devleti hem 9 vatandaşımızın hem de yüz binlerce Filistinlinin katili ise; Türk hükümeti İsrail ile ilişkileri tüm alanlarda kesmek için ne bekliyor?

3 gündür devam eden bombalama ve ölen onlarca mazlum sivil de mi bu kararı verdiremiyor? Eğer Türk hükümeti kınama söyleminde samimi ise bu söylemin gereği olarak İsrail ile tüm ilişkileri kesmelidir. Aksi takdirde Gazze’de şehitlerin vebali AKP iktidarının da üzerinde olacaktır.

Ayrıca iktidara Gazze’nin meşru Hamas hükümetine silah ve ilaç yardımı yapması konusunda çağrı yapmak istiyoruz. Bu insanların silah ve ilaca olan ihtiyaçları had safhadadır. Hangi yoldan olursa olsun, ne şekilde gönderilebilirse gönderilsin; silah ve ilaç için hükümetin seferber olması gerekir. Artık sadece konuşmak değil, eylem zamanıdır. Hükümet bu imtihanı ancak eylemleriyle başaracaktır.

Müslüman Sakarya halkına seslenmek istiyoruz.

Direniş eksenine sahip çıkalım. Hamas, İslami Cihad, Hizbullah’ın yanında yer alalım.

Siyonist İsrail’e karşı saflarımızı sıklaştıralım. İsrail terör devletine karşı her zeminde sözlü ve fiili duruş sergileyelim.

Gazze’de bombalanan kardeşlerimizle adeta alay edercesine İsrail’in yanında yer alan Amerika ve batılı müttefiklerinin bu ümmetin esas düşmanları olduğunu unutmayalım. Bu zalimlerin yer aldığı veya desteklediği hiçbir mücadelenin Müslümanların mücadelesi olmadığının bilincinde olalım.

Amerika, İsrail ve diğer müttefiklerine ait ürün ve kuruluşları boykot edelim. Boykotun hem psikolojik hem de maddi anlamdaki etkisini küçümsemeyelim.

Gazze’deki kardeşlerimize her türlü maddi ve ayni yardımlar konusunda hassasiyetlerimizi en üst seviyeye çıkaralım. İlgili yardım kuruluşları üzerinden yardımlarımızı Gazze’ye ulaştırmaya çabalayalım.

Rabbimiz! Gazze’deki mazlum Müslümanların yardımcısı ol.

Rabbimiz! Gazzeli mücahitlere zafer ihsan eyle.

Rabbimiz! Katil Amerika, İsrail ve yandaşlarını kahret, onların döktükleri kanda boğulmasını nasip et.

Sakarya Adalet Girişimi

 

Bir cevap yazın