Kılık-kıyafet yönetmeliği de soruşturmalar da 12 Eylül’ün devamıdır

Eğitim İlke-Sen tarafından yapılan açıklamada kamu çalışanlarına dönük kılık-kıyafet yönetmeliğinin değişmesi gerektiği belirtilirken, yönetmeliğe gösterilen tepkilere açılan soruşturmalar kınandı

 12 Eylül sadece askeri bir darbe süreci değil, bir akletme biçimdir. Kendi akıbetini bürokratik egemenliğin devamında görenlerin düşünce ve eylemlerinin billurlaşmış bir halidir. Bu sebeple 12 Eylül’ü tarihi bir dönem görüp, geride bıraktığımızı düşünemeyiz. Devletin siyasal aklı bugün hâlâ korunup, kollanmaktadır; sadece resmi ideolojisiyle değil, anayasasıyla, yönetme biçimiyle, yasalarıyla, yasaklarıyla, mevzuatlarıyla, sembolleriyle, yönetmelikleriyle…

Sadece “Kamu personelinin Atatürk devrim ve ilkelerine uygun, uygar, aşırılığa kaçmayacak şekilde sade bir kılık ve kıyafette olmalarını, kılık ve kıyafette birlik ve bütünlük içinde bulunmalarını sağlamak” amacıyla 1982 yılından beri yürürlükte olan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik ele alındığında dahi, ilahlık, tağutluk iddiasının içselleştiği bu akletme biçimi kendisini açıkça ortaya koymaktadır. Ve bu, sadece son yüzyılın değil, bu coğrafyada yüzyıllardır süregelen bir egemenlik anlayışının tezahürüdür; insanın Allah’la arasına giren ve onun kulluğunu kendisine bağlamak isteyen bir anlayış…

Yürürlükteki Kılık ve Kıyafet Yönetmeliği de, kamu personelini halka hizmet veren çalışanlar değil, adeta “devlete kullukla memur” bilen bu anlayışın ürünüdür. Eğitim İlke-Sen olarak benimsediğimiz “insanın izzeti ve onuruyla bağdaşmayan her türlü haksızlığa, ifsada ve sömürüye karşı durma” ilkesi gereği, kamu çalışanlarına dönük bu tür yönetmelikleri kabullenebilmemiz mümkün değildir.

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda öğrenciler için başörtüsünü hariç tutan bir kıyafet serbestliği getirilmesi, bu tepeden dayatmacı ve tek tipçi otoriter zihniyeti bir kez daha tartışma konusu yapmıştır. Öğrencilerle ilgili kılık-kıyafet yönetmeliği kısmen, kamu çalışanlarıyla ilgili yönetmelik ise tamamen 12 Eylül ruhunu yansıtmaktadır.

Son dönemde kılık-kıyafet yönetmeliğine ilişkin farklı tepkiler sergilenmektedir. İstanbul Sultanbeyli’de öğretmen Sıddık Ertaş, gerçekleştirdiği sivil itaatsizlik eylemiyle kamu çalışanları için yürürlükte olan yönetmeliğe karşı okula serbest kıyafetle girmesiyle başlayan süreç sonunda kınama cezası almıştır. Yine Özgür Eğitim-Sen üyeleri, konuyla ilgili aldıkları karar gereği derslere sivil girmişlerdir. Lakin bürokratik anlayış da, devreye öğretmenlere dönük soruşturmalarla girmiştir. Haklı ve meşru bir talebe dönük bu girişimlere, hangi gerekçeyle olursa olsun, soruşturma açılmasını, ceza verilmesini kınıyoruz.

Yine Eğitim-Sen üyeleri de, öğrencilere dönük yönetmeliğe hiçbir sahici temeli olmayan “başörtüsüne serbestlik” iddiasıyla karşı çıkmışlar ve değişikliği okullarına “eşofmanla giderek” protesto etmişlerdir. Başörtüsüne dönük bu yasakçı anlayışı kesinlikle tasvip etmiyoruz, fakat protesto hakkını kullanan sendika üyelerine soruşturma açılmasına da kesinlikle doğru bulmuyoruz.

Eğitim İlke-Sen olarak, mevcut yönetmelikleri değiştirmeyenleri, değiştirmedikleri gibi sahiplenenleri ve karşı çıkanlar üzerinde soruşturmalarla baskı kurmaya çalışanları kınıyoruz. Kamu çalışanlarına dönük kılık-kıyafet yönetmeliği mutlaka değişmeli, özellikle başörtülü kadınlara dönük yasakçı-baskıcı maddeler ile öğrenciler için yapılan değişlikte başörtüsüne getirilen yasakçılıktan derhal vazgeçilmelidir.

Emeğin, emekçinin hakkını savunmak, eğitimin özgürleşmesini sağlamak için yola çıktığımız bu yolda, halkı ve kamu çalışanlarını kendisine kul gibi gören her türlü tahakkümcü anlayışı reddediyoruz ve hatırlatıyoruz:

“Rabb’imiz değilsin devlet!”

EĞİTİM İLKE-SEN

İlkeli Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası

 

Bir cevap yazın