Sakarya Adalet Girişimi Roboski’yi hatırlattı

Sakarya Adalet Girişimi 382. Hafta basın açıklamasında bir yıl önce gerçekleşen Roboski katliamını gündeme getirerek “Talebimiz; sorumluların bir silsile halinde ifşa edilmesi ve yargılanmasıdır.” dedi.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 382. Hafta basın açıklamasını Sakarya Dayanışma Derneği’nden Kadrican Mendi yaptı.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu 382. Hafta basın açıklaması 

Bugün günlerden Roboski!

Bugün gerçekten zor bir gün…

Kelimelerin boğazımızda düğümlendiği, utancın yüzümüzü kızarttığı bir gün…

Özellikle adaleti ikame etmekle mükellef olan Müslümanlar açısından…

Bugün sadece “kendine Müslüman olanlar”la, tüm toplumun sorumluluğunu omuzlarında hisseden Müslümanlar arasında bir Furkan günü…

Bu gün, Rabbleri ile yaptıkları ahidlerine sadık kalanlarla, karşılarına çıkan ilk fırsatta sisteme eklenenler arasında bir Fitne günü…

28 aralık 2011 tarihinde roboski’de 34 kürt genci öldürüldü.

T.C. devleti hava kuvvetlerine bağlı savaş uçakları tarafından.

Bu olay sakarya’nın bir dağ köyünde gerçekleşseydi, ölen çocuklar bizim çocuklarımız, yeğenlerimiz olsaydı ve olayın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hiçbir sorumluya ceza verilmeseydi diye düşünüyoruz…

Acaba tepkimiz, ne olurdu.

Şimdi yaptığımız gibi “üç maymunlar”ımı oynardık yine.

Hayır, bizler maymunluğun hiçbir şeklini kendimize yakıştıramıyoruz.

Onun için bugün, bu gerçekle Sakarya halkını yüzleşmeye çağırıyoruz.

Biliyoruz ki bazıları kolay olanı seçip, bir kısmı ise bir yerlerden aldıkları talimatlarla bizi Kürtçülük yapmakla suçlayacak.

Varsın öyle olsun, adil olmanın, gerçeği söylemenin bir bedeli varsa biz de onu ödeyelim.

Ve ancak, sözümüzün haysiyetini savunacaksak, bu da böyle biline ki;

Roboski bizzat devletin sorumluluğu altında işlenen bir suçtur, katliamdır.

Başta T.C. orduları başkomutanı olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül olmak üzere, bir silsile halinde Başbakan ve genelkurmay başkanı, içişleri ve savunma bakanları bu işten mesuldür.

TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Sakarya milletvekili Ayhan Sefer Üstün ise Sakarya halkına karşı sürecin bütünüyle ilgili doğru bilgilendirme ve meselenin takipçisi olmakla mesuldür.

Ortaya konan ikircikli tutum sadece bu suçüstü durumunu “derin”leştirmektedir.

Önce hatayı kabul edip tazminat veren devlet, iş sorumluların ifşa edilmesine gelince geri vites yapmış ve işi yokuşa sürmüştür.

Orada ölen insanların kaçakçı olduğunu öne süren devlete şunu sormak istiyoruz; kaçakçılığın cezası savaş uçaklarıyla parçalanmak mıdır?

Bu bahane kamuoyunu tatmin etmeyince, Sonradan, ”ölenlerin arasında terörist olup olmadığını araştırıyoruz” gerekçesinin arkasına saklanan başbakana da şunu sormak istiyoruz;

Madem böyle şüpheleriniz vardı, o zaman devlet olarak her fırsatta başlarına kaktığınız tazminatı “teröristler”e mi verdiniz.

Nereden tutsanız elinizde kalan bu mazeretlerin özünde aslında biliyoruz ki bir suçüstü olma endişesi, bir devlet kibri var.

Bu kibir devlete yakışır ama müslümana yakışmaz.

Roboski katliamının yıl dönümünde talebimiz; sorumluların bir silsile halinde ifşa edilmesi ve yargılanmasıdır.

Devlet bu çocukların ailelerinden resmen özür dilemelidir.

Bu noktada, ülkenin Müslümanlarına yakışan; bu “üç maymun” halinden kurtulup bir an önce adil Müslümanlar olarak “insan” gibi tavırlar sergilemeleridir.

Suriye’de öldürülenler için ortalığı ayağa kaldıranlar, ülkelerindeki bir roboski için tek kelime edemiyorlarsa kendilerini gözden geçirmelidirler.

Müslümanın bir tek Allah’a can borcu olabilir, bu gözetilmeksizin girilen her türlü mihnet ilişkisi ise sadece zillet ve onursuzluktur.

Yarın ya da on sene sonra değil, bugün; konuşmanın, zulmün karşısında tavır almanın zamanıdır.

Aksi her türlü tutum müslümanlar açısından yaşadıkları topluma adil şahitler olma misyonlarının sonu olma anlamına gelir.

“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.”

Nahl suresi 90.ayet

SAGBP adına Sakarya Dayanışma Derneği

 

Bir cevap yazın