TES ÇAĞ’dan Başörtüsü için Kitlesel Basın Açıklaması

TES ÇAĞ Platformu Kızıltepe Temsilciliği tarafından düzenlenen kitlesel basın açıklamasında Milli Eğitim Bakanlığının yeni kılık-kıyafet yönetmeliğine tepki gösterildi. Özgürlük Meydanı’nda saat 12.30’da başlayan basın açıklaması sırasında sık sık tekbir getiren vatandaşlar sloganlar atarak başörtü zulmünü protesto ettiler.

TES-ÇAĞ adına basın açıklamasını İbrahim Bahadur okudu. Basın açıklamasında yüce Allah’ın Hz. Adem’den beri örtünmeyi farz kıldığını ifade eden Bahatur, “Örtü, bütün semavi dinlerde olduğu gibi İslam’da da farzdır” dedi. Bahadur sözlerine şöyle devam etti, “Ülkemizde halkın yüzde 99’u Müslüman olmasına rağmen örtü emri hala kamu, kurum ve kuruluşlarında serbest olmayışı acı bir tablodur. Müslümanlar inançlarını özgürce yaşayamamaktadırlar. Hükümet iktidara geldiğinde seçim vaadi olarak “Bu örtü sorununu ancak biz çözeriz” demesine rağmen çözüm noktasında hiçbir ciddi adım atılmamıştır. Ve en son çıkardığı yönetmelikle sorunu daha da içinden çıkılmaz bir hale getirmiştir. Herkesin hakkı verilirken neden inançlı insanların önü kapatılıyor. Herkes okullarda ve kamu kuruluşlarında kendi kimliğini dış görünüşüyle yansıtırken, inançlı bacılarımız kendi İslami kimliklerini niye yansıtmasınlar? Bu uygulama kime hizmettir. Soruyoruz? Bunun hesabını hem halka hem de Allah’a vereceksiniz.”

Halkın inancı ve kimliği anayasal güvence altına alınmalıdır

Hükümete seslenen Bahadur, “Başörtüsüne her alanda özgürlük getirilmesini -Karma eğitimin sona erdirilmesi, kız ve erkeklerin ayrı okullarda okumaların sağlanmasını istiyoruz.Okullarda mescit ihtiyacının giderilmesini ve ibadetlerini yerine getirebilmek için her okulda mescit açılmasını istiyoruz.Irkçılık eseri olan andımız dayatılmasının kaldırılmasını Mukaddesata hakaretin suç sayılmasını istiyoruz.”dedi.

Eğitimde velilerin tercihlerinin dikkate alınmasını istediklerini ifade eden Bahatur, “Çocuk reşit oluncaya kadar anne babasının eğitimi ve gözetimi altındadır. Din ve dil eğitiminde ebeveynlerin tercihi ve talebi dikkate alınmalıdır.

Halkın inançları ve etnik kimlikleri anayasal güvence altına alınmalı ret ve inkâr politikası sona ermelidir.

Bu ülkede farklı etnik unsurları bir arada tutacak tek unsur İslam olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle devletin halkın dini olan İslam ile barışması sağlanmalıdır. Bizler hakkımız olan inancımızdan ve tesettürümüzden asla taviz vermeyecek ve bu zülüm bitene dek haklı mücadelemizi sürdüreceğiz.” diyerek açıklamalarına son verdi. 

Basın açıklamasından sonra kalabalık sessizce dağıldı. (Masum Erden-İLKHA)

Bir cevap yazın