Çılgın Kanal

2013-0418-kanal-istanbul

Hükümetin içeride ve dışarıda takdir edilen üyelerinden Ali Babacan geçen hafta hiç âdeti olmamasına rağmen, görev konusu dışında kalan Kanal İstanbul projesi hakkında beyanda bulundu. Yakın coğrafyamızın ekolojik dengesini geri dönüşsüz bir şekilde altüst etme kapasitesi olan projenin gerçekçi olduğunu iddia etti.

Ankaralı “yüksek sadakat” kurumlarından Yüksek Planlama Kurulu kararını vermiş, proje başlama aşamasına gelmiş.

Babacan “Dünya için çok konuşulacak bir proje olduğuna inanıyoruz” demiş. Dünyanın ve en başta Karadenizli komşularımızın bu deli saçması projeyi konuşacağı açık, ama Bakan’ın sandığı şekilde değil.

Allahtan Bakan “Her türlü çevre değerlendirmesi ve hazırlığı çok dikkatli yapılmalı”demeyi ihmal etmemiş. Bu işin absürt olduğunu yıllardır anlatmaya çalışan profesör Cemal Saydam Bakan’ın bahsettiği çevre değerlendirmesini çoktan yaptı.

Şöyle:

“Projede kanal derinliği 25 metre olarak planlanıyor. Bu, beslendiği nehir ve yağmur suları dışında kaynağı olmayan Karadeniz’e yeni bir musluk açacak ve Karadeniz’in devamlı Marmara’ya tatlı su iletmesini sağlayacak hatta denizi buna zorlayacak. (…)

Karadeniz iki musluktan iki kat hızla boşalacak fakat Karadeniz’i dolduran ve besleyen nehirlerin, Tuna’nın, Dinyeper’in debisi ve kapasitesi artmayacak (…)

Karadeniz git gide kuruyup yok olurken, diğer tarafta Marmara ve Akdeniz’in sıcaklık, tuz oranı bozulacak Çılgın Proje’nin sonu Çılgın Felaket olacak! Projenin sahibi Türkiye olsa da etkileyeceği ülkeler ve doğacak sonuçlara bakılırsa bu felaketin sonuçları Karadeniz’e kıyısı olan tüm ülkeleri etkileyecek.”

Kibrin sonu yok değil var: Kitlesel felâket!

CENGİZ AKTAR

Kaynak: Taraf

Bir cevap yazın