Başörtüsü yasağı yönetmelikten çıkarılmalı

2013_0721_sagir

Sakarya Adalet Girişimi (SAGİR), 411. hafta basın açıklamasında başörtüsü yasağını, faiz sorununu ve dünya genelinde Müslümanlara dönük baskıları gündeme aldı.

SAGİR adına açıklamayı Sakarya Dayanışma Derneği’nden Özkan Güler okudu.  

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu

411. Hafta Basın Açıklaması

Değerli basın mensupları, duyarlı Sakarya halkı;

28 Şubat’ta mağduriyet sembolüyken bugün muktedirlerin sembolüne dönüşen başörtüsü, gündemdeki yerini korumaktadır.

Bir durum tespiti yaptığımızda, başörtüsünün, yaşanan siyasal ve kültürel kutuplaşmanın merkezine oturduğunu görüyoruz. Bu, üzerinde durmamız gereken yeni ve ciddi bir soruna işaret etmektedir. Diğer taraftan başörtüsünün 12 Eylül döneminden kalma yönetmeliklerde hâlâ yasak olduğu unutulmamalıdır.

Kılık-kıyafet yönetmeliğinin kaldırılmaması, yeni tartışmaları beraberinde getirmektedir.

Meclis’te çıkarılan son torba kanundaki maddelerden biri, başörtüsü nedeniyle son 23 yılda memuriyetten çıkarılan aday memurlara geri dönüşün yolunu açmıştır.

Danıştay 12. Dairesi ise 2001 yılında bir öğretmenin başörtülü olduğu için memurluktan çıkarılması kararını bozmuştur. Kararla birlikte dikkat edilmesi gereken husus, başörtüsüne “ihraç” değil, “uyarma” ve “kınama” gibi cezaların verilebileceğidir. Böylece, cezalık bir fiil varmış gibi bir durum oluşmuştur. Oysaki sorun başörtüsünde değil, onu yasaklayan yönetmeliktedir! Beklentimiz ise göz yumma değil, o yasakçı yönetmeliğin derhal kaldırılmasıdır.

Diğer bir toplumsal ve iktisadi sorun ise faiz belası.

Hükümet’in ekonomiyi kayıt altına almak için teşvik ettiği banka ve kredi kartları, tüketimi arttırmak için verilen krediler; herkesi kuşatmış vaziyette.

Artık devletin IMF’ye borcu yok fakat tüm vatandaşlar, küresel IMF düzeninin taşeronu olan bankalara borçlu! O bankalar ki, sadece yaptıkları için değil “işletimsizlik” adıyla işlem yapmadıkları hesaplardan dahi ücret tahsil ediyor! Velhasıl, rant ve faiz ekonomisi her biçimde sömürmeye devam ediyor! 

Sevgili dostlar,

Her yıl olduğu gibi bu Ramazan da dünya Müslümanlarının yaşadıkları, bu mübarek ayın ve getirdiği kardeşlik ikliminin sevincini yarım bırakıyor.

Komşumuz Suriye’de her gün onlarca insan hayatını kaybediyor, binlerce masum yerinden, yurdundan oluyor.

Zorba Baas rejimi karşısında aylardır çözüm getirmeyecek bir iç savaşı teşvik edenler, bugün ise barışı sağlayacak bir çözüme ayak diretiyor. Egemenlerin güç savaşımının insanlık dışı ağır bedelini ise kardeş Suriye halkı ödüyor.

Diğer taraftan Suriye’deki krizi mezhepçilik fitnesini yaymak için fırsata çevirenler ve buna çanak tutanlar, Irak’ta her gün patlayan bombalarla onlarca insanın ölümüne aldırış etmiyorlar!

Lübnan ise tam bir barut fıçısı. Ellerindeki fitne ateşiyle buraya da koşuyorlar ve tüm bölgeyi felakete sürüklüyorlar! Müslümanların birbirini katletmeleri umurlarında bile değil! Tek dertleri kendi düzenlerini sürdürmek! Bunun için petro-dolarlarına fazlasıyla güveniyorlar. Oysa bu ateş onlara da dokunacak. Zenginlik içinde şımaranlar, kurdukları tuzaklarla kendi sonlarını hazırladıklarını göremiyorlar bile!

2011’de Mübarek’in devrilmesinden sonra iktidarın ipin ucunu elinden bir türlü bırakmayan Mısır ordusu ise son darbeyle ipleri tamamen eline aldı. Böylece düzenin eski sahipleriyle uzlaşan hiçbir siyasetin çözüm getirmeyeceği acı biçimde tecrübe edildi. Umuyoruz ki Müslüman Kardeşler, cuntaya karşı sergilediği duruşu, tüm kesimleri kuşatan büyük bir halk mücadelesine dönüştürür ve eski rejimi bu kez gerçekten devirebilir.

Zulüm sadece batı emperyalizmiyle sınırlı değil!

Şangay İşbirliği Örgütü üyeler, Müslümanlara baskılarını sürdürüyor.

Rusya Yüksek Mahkemesi, okullardaki başörtüsü yasağını onamıştır. Örgütün diğer üyesi Özbekistan’da ise devlet kurumlarında çalışan memurların toplu iftarlara katılması yasaklanmıştır. Ülkenin başkenti Taşkent’te ise bazı halk pazarlarında başörtülü kadın esnaflara başörtülerini çıkartmaları için baskı yapılmaktadır. Bangladeş’de de Müslümanlara dönük baskılar sürmektedir. Son olarak Cemaat-i İslamî örgütünün eski lideri 91 yaşındaki Gulam Azam’a 90 yıl hapis cezası verilmiştir.

Görünen o ki, acı ve zulüm her yerdedir! O halde sabır ve direniş de her yerde olmalıdır.

Sakarya Adalet Girişimi olarak, yeryüzündeki tüm zalimlere ve zorbalara karşı tevhidin, adalet ve özgürlüğün sesini itirazını yükseltmeye devam edeceğiz.

Sorunlara karşı sorumluluk bilinciyle, günü birlik çıkar ve beklentilerin peşine düşmeden, yalnızca ama yalnızca Allah’ın rızasını gözeterek, her türlü güç ve iktidar sahibine karşı hak bildiğimizi savunarak yolumuzu sürdüreceğiz!

Selam direnişe talip olanlara!

Selam hidayete tabi olanlara!

SAKARYA ADALET GİRİŞİMİ

Bir cevap yazın