İhvan-ı Müslimîn kapatılamaz!

2013_0925_ihvan

MAZLUMDER Genel Merkez, İhvan-ı Müslümin’in kapatılmasına ilişkin Mısır Büyükelçiliği ön
ünde basın açıklaması ve protesto gerçekleştirdi. MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk ÜNSAL basın açıklaması metnini okudu.

İHVAN-I MÜSLİMİN’i YASADIŞI İLAN EDEN İRADEYİ YASADIŞI İLAN EDİYORUZ!

Mısır halkının tarihi isyanla zalim Mübarek’i devirmesinin ardından yapılan ilk genel seçimlerde halkın yüzde elli ikisinin oyunu alarak cumhurbaşkanı seçilen ve Mısır’ın seçim kazanmış tek meşru Cumhurbaşkanı olan Muhammed MURSİ 3 Temmuz’da askeri darbe ile görevinden indirilmiş ve Siyonist cunta yönetimi ele geçirdiğini açıklamıştı. Cunta rejimi darbeye direnen onurlu Mısır halkının üzerine ateşli silahlarla saldırmış ve binlerce darbe karşıtını şehit etmişti. Cunta rejimi işlediği cinayetler ve katliamlar yetmemiş olacak ki bu kez İslam dünyasının en köklü sosyal ve siyasal hareketi İhvan-ı Müslimin’in (Müslüman Kardeşler) faaliyetlerini yasakladı ve yasa dışı ilan etti.

MAZLUMDER, 3 Temmuz darbesi gerçekleştiğinde, bu darbenin birincil amacının İsrail’in güvenliğini tesis olduğunu söylemişti. Cunta rejiminin ilk icraatının Refah sınır kapısını kapatmak ve Gazze’nin nefes borusu tünelleri yok etmek olması da öngörümüzü doğruluyordu. Ancak anlaşılıyor ki, İhvan’ın yönetimden indirilmesi İsrail ve “dostlarını” tatmin etmemiş olacak ki, İhvan-ı Müslimin’in bir daha ayağa kalkamayacak, yönetime bir daha aday olamayacak şekilde zayıflatılması, direnirler ise hayat sahnesinden yok edilerek uzaklaştırılması hedeflenmektedir. Darbeyi gerçekleştiren ABD-İsrail destekli uluslararası çete’nin faaliyetleri dikkatlice gözlemlendiğinde İhvan’ın meşru zeminden bir yer altı örgütlenmesine zorlandığı görülecektir.

Darbecilerin ve onları işbaşına getiren çete’nin göremediği husus, onlarca yıl Mısır zindanlarında işkence altında bedel ödemiş İhvan hareketinin aklının ve öngörüsünün bu çete’nin planlarından daha organize ve sabitelerinin muhkem olduğudur. İhvan’ı Müslimin’in yasaklanması/kapatılması bugüne kadar buna benzer onlarca badire atlatmış hareketi daha da güçlendirecek ve zalimlere ve onları yöneten çete’ye çok daha güçlü bir tokat olarak geri dönecektir.

Diğer yandan 3 Temmuz’da darbe ile yönetimden uzaklaştırılan Mursi ve İhvanı Müslimin mürşid ve diğer yöneticilerinin nerede tutuldukları hakkında bilgi edinilememekte, esir tutulan İhvan yöneticileri aileleriyle görüştürülmemekte fiziki işkence altında tutuldukları ifade edilmektedir.

“Demokrasi”, “özgürlük”, “halk iradesi” gibi kavramları ihraç ederek İslam dünyasını terbiye etmeye çalışan uluslararası çete’lerin Mısır’da yaşanan insanlık katliamına sessiz kalması, darbeye karşı tek kelime edememesi ve üç maymunu oynaması yeni olmamakla birlikte ibretlik bir durumdur. Diğer yandan darbe gerçekleştiğinde Mursi’nin hatalarından bahisle darbeci geçmişlerinin bilinçaltı kalıntılarını su üstüne çıkaran ve darbeye görünür, görünmez kılıflar uyduran Türkiye’deki siyasal parti ve oluşumlar da kronik hastalıklarını açık etmişlerdir. Mısır darbesinde hayatını kaybedenlerin, işkenceye uğrayanların sorumluluğu uluslar arası çete ile birlikte tüm bu grupların ortaklığındadır.

İhvan-ı Müslimin Hareketi kurulduğu günden bu yana birçok müdahale ile karşılaşmış, önderleri cezaevlerine düşmüş, takipçileri can ile bedel ödemiştir. Ancak harekete ilham veren kadim gelenek, siyasi akıl ve Müslümanca duruş bütün bu kriz dönemlerinde başat rol oynamış ve hareketi şiddete yönelmekten, meşruiyetine halel getirecek tutumlara girmekten korumuştur. İhvan hareketi geçmişte olduğu gibi bu müdahaleden de kadim geleneğinin önderliğinde en az zararla çıkacak ve güçlenerek yoluna devam edecektir. Sadece Mısır’ı değil bölgeyi de zehirleyen Siyonist darbeyi ve hukukunu yasadışı ilan ediyoruz.

Ahmet Faruk ÜNSAL

MAZLUMDER Genel Başkanı

 

Bir cevap yazın