Sakarya 438. hafta: İktidar kavgası yozlaşmayı ortaya serdi!

2014_0201_sakarya-438-01

Sakarya’daki 438. Hafta adalet ve özgürlükler eyleminde 17 Aralık krizi, gelir dağılımındaki eşitsizlik ve Sapanca Gölü’nde yaşanan çevre sorunları gündeme geldi.

Sakarya’daki 438. Hafta adalet ve özgürlükler eyleminde Sakarya Dayanışma Derneği’nden Emre Berber’in okuduğu açıklamada, 17 Aralık sonrası yaşanan kriz süreci ve gelir dağılımındaki dünya genelinde ortaya çıkan eşitsizlik ile birlikte, Sapanca Gölü’nde yaşanan çevre sorunları gündeme geldi.

Ülkedeki kriz ortamıyla ilgili olarak “Türkiye, 17 Aralık’tan beri devam eden yeni bir iktidar savaşını seyrediyor. Birbirlerine çok yakın olan iki oluşum tarafından sürdürülen bu savaşta rahatsız edici gelişmeler yaşanıyor. Kavga sırasında kamuoyuna yansıyanlarla tarafların bütün kirliliklerini öğrenme imkanı buluyoruz.” diyen Emre Berber, açıklamasının devamında “Zaten ağır aksak işleyen ve çok az güven veren yargı sistemi bu savaşın ardından tamamen güvenilmez bir hale geldi. Kolluğun savcılığın emirlerine uymaması, binlerce polisin görev yerlerinin değiştirilmesi, savcılıkla MİT arasında cereyan eden tır krizleri devletin bütün kurumlarıyla beraber ciddi bir krizin içinde olduğunu gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Açıklamada Birleşmiş Milletler Kalkınma Ajansı tarafından hazırlanan İnsanî Gelişme Raporu’na da değinildi. Berber, “Rapora göre dünya nüfusunun en zengin %1’lik kesimi dünya üzerindeki bütün gelirlerin %40’ına sahip. Buna karşılık gelir tablosunun alt kısmındaki %50’lik nüfus, yani dünyanın zengin olmayan yarısı ise dünyadaki toplam gelirin yalnızca %1’ini almakla yetiniyor. Rapor ayrıca, 1990 ile 2010 yılı arasında gelir dağılımındaki adaletsizliğin de %11 oranında artmış olduğunu tespit ediyor. Bu çarpıcı rakamlar dünyada zulmün ve adaletsizliğin nasıl da derinleştirildiğini gösteriyor. Zenginlerle yoksullar arasındaki makasın bu kadar açılmasının en önemli sebebi, şüphesiz, neoliberalizm ve kapitalist ekonomik sistemin tüm dünyaya egemen olmasıdır. Bizler, ilhamını vahiyden alan Müslümanlar olarak, bu ahlakî yozlaşmaya ve zenginliğin aramızda böyle bölüştürülmesine itiraz ediyoruz. Kimsenin geçinebilmek için ömrünü çalışmakla tüketmediği, servetin yalnızca zenginlerin arasında dönüp dolaşmadığı, Allah’ın sınırsız nimetlerinin aramızda adil bir şekilde paylaştırıldığı bir dünya hedefliyoruz.” dedi.

Emre Berber’in yaptığı 438. Açıklamada Sapanca Gölü’ndeki kuraklık ve doğal dengenin bozulma riskinin ortaya çıkmasıyla ilgili olarak ise şu ifadelere yer verildi: “Göl’ün su seviyesi son sekiz yılda ölçülen en düşük seviyeye çekilmiş halde. Mevcut seviyenin kritik bir seviye olduğu söyleniyor. Gölde meydana gelen bu kuruma ve çekilme doğal sebeplere dayanmıyor. Başta TÜPRAŞ olmak üzere çeşitli sanayi kuruluşlarının yüksek miktarda su çekmesinin su seviyesinin azalmasının temel sebeplerinden biri olduğunu biliyoruz. Bunun yanında Sapanca’yı besleyen derelerin özel su firmalarına tahsis edilmesi ve söylenenlere göre bu firmaların kanunî haklarını da aşan oranda bu derelerden su çekmelerine göz yumulması çekilmenin önemli nedenlerinden. Hükümet tarafından benimsenip uygulanan, satılabilen her şeyi satmaya yeltenen kapitalist mantık ve politikalar Sapanca Gölü’nü de kurumanın eşiğine getirdi. Yetkilileri, bu kritik durum karşısında gerekli önlemleri almaya çağırıyoruz.”

2014_0201_sakarya-438-2

438. Hafta Basın Açıklaması:

Değerli Sakarya Halkı;

Bilindiği gibi, Türkiye, 17 Aralık’tan beri devam eden yeni bir iktidar savaşını seyrediyor. Birbirlerine çok yakın olan iki oluşum tarafından sürdürülen bu savaşta rahatsız edici gelişmeler yaşanıyor. Kavga sırasında kamuoyuna yansıyanlarla tarafların bütün kirliliklerini öğrenme imkanı buluyoruz. Kolluğun savcılığın emirlerine uymaması, binlerce polisin görev yerlerinin değiştirilmesi, savcılıkla MİT arasında cereyan eden tır krizleri devletin bütün kurumlarıyla beraber ciddi bir krizin içinde olduğunu gösteriyor.

Zaten ağır aksak işleyen ve çok az güven veren yargı sistemi bu savaşın ardından tamamen güvenilmez bir hale geldi. Kolluğun savcılığın emirlerine uymaması, binlerce polisin görev yerlerinin değiştirilmesi, savcılıkla MİT arasında cereyan eden tır krizleri devletin bütün kurumlarıyla beraber ciddi bir krizin içinde olduğunu gösteriyor. Karşılıklı olarak ifşa edilen ses kayıtlarıyla ekonomik sömürü ve istismarın ne boyutlara ulaştığını görüyoruz. Yıllardır sistemin çarklarının ne gibi ahlakî düşkünlüklerle döndürüldüğünü, sisteme eklemlenmenin ne gibi ahlakî zaafiyetlere sebep olduğunu anlıyoruz.

Sistemin sahipleriyle uzlaşarak kendisine yer açan ve şimdi kıyasıya bir güç mücadelesine girişen tarafların ülkeyi düşürdükleri ve kendilerinin de düştüğü bu pozisyon hepimiz için ibret verici olmalıdır.

Duyarlı Sakarya halkı;

Perşembe günü kamuoyuna Birleşmiş Milletler Kalkınma Ajansı tarafından hazırlanan İnsanî Gelişme Raporu isimli bir rapor açıklandı. Açıklanan rapordaki veriler insanın tüylerini diken diken edecek cinsten. Rapora göre dünya nüfusunun en zengin %1’lik kesimi dünya üzerindeki bütün gelirlerin %40’ına sahip. Buna karşılık gelir tablosunun alt kısmındaki %50’lik nüfus, yani dünyanın zengin olmayan yarısı ise dünyadaki toplam gelirin yalnızca %1’ini almakla yetiniyor. Rapor ayrıca, 1990 ile 2010 yılı arasında gelir dağılımındaki adaletsizliğin de %11 oranında artmış olduğunu tespit ediyor.

Bu çarpıcı rakamlar dünyada zulmün ve adaletsizliğin nasıl da derinleştirildiğini gösteriyor. Zenginlerle yoksullar arasındaki makasın bu kadar açılmasının en önemli sebebi, şüphesiz, neoliberalizm ve kapitalist ekonomik sistemin tüm dünyaya egemen olmasıdır. Ülkemizde de bilhassa AKP döneminde gittikçe yerleşen kapitalizm, servetin ve zenginliğin adaletsiz bir şekilde dağıtılmasının en önemli sebebidir. Aramızda tüketim kültürünün yayılması, ihtiyacımız olmayan şeyleri tüketmeye itilmemiz, tüketmekle ve gösterişle birbirimize üstün olacağımızı sanmamız, dayanışma yerine rekabeti temel almamız, bireycileşmemiz, bencilleşmemiz uygulanan neoliberal politikaların ve kapitalist ekonomik sistemin doğal sonucu ve zeminidir.

Bizler ilhamını vahiyden alan Müslümanlar olarak, bu ahlakî yozlaşmaya ve zenginliğin aramızda böyle bölüştürülmesine itiraz ediyoruz. Kimsenin geçinebilmek için ömrünü çalışmakla tüketmediği, servetin yalnızca zenginlerin arasında dönüp dolaşmadığı, Allah’ın sınırsız nimetlerinin aramızda adil bir şekilde paylaştırıldığı bir dünya hedefliyoruz. Kapitalizmin önümüze koyduğu seçeneği reddediyor; gösterişin yerine tevazuyu, rekabet yerine dayanışmayı, bireycilik ve bencillik yerine hayırda yarışmayı savunuyoruz.

2014_0201_sakarya-438-3

Değerli Sakaryalılar;
Bölgemizin doğal denge unsuru ve şehrimizin başlıca içme suyu kaynağı olan Sapanca Gölü hızla kuruyor. Göl’ün su seviyesi son sekiz yılda ölçülen en düşük seviyeye çekilmiş halde. Mevcut seviyenin kritik bir seviye olduğu söyleniyor.

Gölde meydana gelen bu kuruma ve çekilme doğal sebeplere dayanmıyor. Başta TÜPRAŞ olmak üzere çeşitli sanayi kuruluşlarının yüksek miktarda su çekmesinin su seviyesinin azalmasının temel sebeplerinden biri olduğunu biliyoruz. Bunun yanında Sapanca’yı besleyen derelerin özel su firmalarına tahsis edilmesi ve söylenenlere göre bu firmaların kanunî haklarını da aşan oranda bu derelerden su çekmelerine göz yumulması çekilmenin önemli nedenlerinden.

Hükümet tarafından benimsenip uygulanan, satılabilen her şeyi satmaya yeltenen kapitalist mantık ve politikalar Sapanca Gölü’nü de kurumanın eşiğine getirdi. Buradan bölgemizin ve şehrimizin bu nadide değerinin çeşitli şirketlere peşkeş çekilmesine ve talan edilmesine karşı itirazımızı açıkça dillendiriyoruz. Yetkilileri, bu kritik durum karşısında gerekli önlemleri almaya çağırıyoruz.

Son olarak, geçtiğimiz hafta içinde; Roboskî’de katledilen 34 kişiden biri olan Nadir Alma’nın işlediği iddia edilen ‘kaçakçılık’ suçundan dolayı ailesine ceza tebligatı geldi. Roboski katliamının failleri henüz hiçbir cezaya çarptırılmamışken, İngilizler tarafından çizilen sınırları aşarak akrabalarıyla ticaret yaptı diye, henüz katliamın acısını yüreklerinde taşıyan aileye böyle bir cezanın tebliğ edilmesini kabul edilemez bulduğumuzu bildirmek istiyoruz.

Sakarya Dayanışma Derneği

 

One thought on “Sakarya 438. hafta: İktidar kavgası yozlaşmayı ortaya serdi!

  • Değerli Kardeşler Allah razı olsun. İnsanlara önce insan olduğunu, sosyal bir varlık olarak sorumluluklarının bulunduğunu, İslami camianın içinde bulunduğu acziyeti, iktidar ihtirasını hatırlatmak, yanlışları, eksikleri ve zaafları net bir şekilde vurgulamak çok çok önemli…

Bir cevap yazın